­
70PR4K

‘’Mitlerde kahraman, ejderhayı alt edebilendir, onun tarafından yok edilen değil… Ejderhası ile hiç yüzleşmemiş birisi kahraman olamaz...

‘’Mitlerde kahraman, ejderhayı alt edebilendir, onun tarafından yok edilen değil… Ejderhası ile hiç yüzleşmemiş birisi kahraman olamaz…’’ - C.G. JUNG Mitler, onbinlerce yıllık bir geçmişe, yazının keşfinin çok öncesine dayanır. Halkların kimilerine göre çevresini anlamak, kimilerine göre anlayamadıklarını açıklamak, kimilerine göre de anlaşılanları öğretmek üzerine, jenerasyondan jenerasyona anlatılan, insanlar ile beraber değişen, gelişen, evrilen hikayeler bütünüdür. Mitler karşımıza farklı temaları ve düşünceleri anlamak üzerine farklı tip hikaye şekillerinde çıkabilir. Evrenin nasıl başladığı, insanlığın nasıl oluştuğunun hikayeleri, mitler sayesinde nesilden nesile aktarılır ve bu mitlere yaratılış mitleri denir. Antik Yunan ve Mısır’dan Uzak Doğu, Afrika’dan Güney Amerika halklarına kadar...

Read More

Yazıya başlamadan yapmam gereken bir uyarı var. Eğer grafik öğelere karşı hassas iseniz, yazıyı okumaya devam etmeyin. Junji Ito’nun korku...

Yazıya başlamadan yapmam gereken bir uyarı var. Eğer grafik öğelere karşı hassas iseniz, yazıyı okumaya devam etmeyin. Junji Ito’nun korku tarzı, insan bedenini anlaşılması güç bir şekilde deforme etmeye dayanır ve kimileri için bu aşırı derecede rahatsız edici olabilir. İkinci bir not olarak da, Junji Ito’nun, makale yazan herkes tarafından çok sağılan bir sanatçı olduğunun farkındayım. Gerçekten de herkes adamcağızın ekmeğini yeme peşinde. Ancak büyük bir takipçisi olmamdan ve body-horror’a olan hayranlığımdan mütevellit, ben de bu ekmekten bir ısırık almam gerektiğini düşünüyorum. Korku sineması, korku türüne dalga geçilesi, gülünç ve ciddiye alınmayacak bir hâle çevirdi. Sinemada korku izlemek,...

Read More

Gazete Bilkent:  26.01.2019 Seksenler, o dönemi yaşamamış insanlar için bile nostaljik hisler uyandıran bir dönem. Bunun en büyük sebep...

Gazete Bilkent: 26.01.2019 Seksenler, o dönemi yaşamamış insanlar için bile nostaljik hisler uyandıran bir dönem. Bunun en büyük sebeplerinden bir tanesi, artık insan hayatında çok büyük bir yeri olan teknolojinin, halka temas etmeye başladığı ve modern düzenin temellerinin atılmasından kaynaklanır. Yetmişlerde hızla gelişmeye başlamış olan bilgisayar teknolojisi, seksenlere gelindiğinde, popülerleşmeye ve evlere girmeye başlamıştı. Kişisel bilgisayarlar, walkman’ler, VCR’lar, cep telefonları, oyun konsolları çok kısa bir süre içinde insanların hayatlarına karıştı. Bu hızlı değişimlerin ardından, insanların hayatları, umutları, fikirleri ve korkuları da buna göre değişti. Gelecek, insanları merak ve heyecan içinde bırakırken, seksenlerde, insanların hayatlarını birden işgal eden teknoloji, bu...

Read More

Yenilikçi bir kaç DJ, diskonun monotonluğundan çıkmak ve insanları yeni ve daha heyecan verici m...

Yenilikçi bir kaç DJ, diskonun monotonluğundan çıkmak ve insanları yeni ve daha heyecan verici müziklere dans ettirmek için kolları sıvadılar ve ekletik metodlar kullanarak House müziğin temellerini attılar. DJ’ler artık sadece DJ değil, aynı zamanda prodüktörlük, bestecilik ve remix’ciliğe de başlamış oldular. Bu DJ’lerden birisi Frankie Knuckles’tı. Knuckles, Chicago’da ‘The Warehouse’ ismini verdiği klübünü açtı ve RnB temelli siyahi dans müziklerinden, Krafwerk’e, Disko’dan, The Clash şarkılarına bir çok parça kullanarak yaptığı remix’lerini insanlara dinletmeye başladı. Bir parçadan aldığı bassline’ları, diğerinin baterileriyle karıştırıyor ve ortaya yep yeni bir parça çıkarıyordu. New York’tan o dönem çıkan remix’lerin temposu düşükten ortalamaya...

Read More

Gazete Bilkent: 13.08.2018 Matbaacılığın daha ortaya çıkmadığı, kitapların her sayfasının, her kelimesinin tek tek el ile kopyalandığı Or...

Gazete Bilkent: 13.08.2018 Matbaacılığın daha ortaya çıkmadığı, kitapların her sayfasının, her kelimesinin tek tek el ile kopyalandığı Orta Çağ’da kitaplar çok değerliydi. Öyle ki kağıdın icadından önce, yani 1400’lere kadar olan zaman diliminde parşömen kağıdının hayvan derisi ile yapılmasından dolayı bu değer bir hayli artıyordu. Kitap sahibi olan manastırlar ve aristokratlar, kitaplarının kendi kütüphanelerine ait olduğunu gösterebilmek için kitabın içine basit yazıtlar ekliyorlardı. Bu sayede ödünç alınan veya çalınan kitapların eninde sonunda geri döneceği düşünülüyordu. 1400’lerin sonuna doğru, gerek kağıdın yaygınlaşması, gerek matbaacılığın icadı ile kitap sayısında artış yaşanmaya başladı. Bu artış hem kütüphaneciliğin gelişmesini doğrudan tetikledi hem de...

Read More

Gazete Bilkent: 22.04.2018 İnternet, kitleleri etkilemek adına çok güçlü bir icat. Dünyanın her yerinden, milyonlarca insanın birbirler...

Gazete Bilkent: 22.04.2018 İnternet, kitleleri etkilemek adına çok güçlü bir icat. Dünyanın her yerinden, milyonlarca insanın birbirleriyle bilgi ve fikir alışverişi yaptığı bir platformda böyle olmaması beklenemezdi. 2000’lerin başlarından beri kullanımı üssel şekilde artan internet, yıllar içinde forumlardan evrilerek daha aktif sosyal mecralara ev sahipliği yaptı ve insanları buluşturdu. Tabii sosyalleşilen her ortamda olduğu gibi, internette de bir altkültür oluşmaya başladı. Bu altkültürün nasıl popüler kültürü ve müzik endüstrisini evrilttiğini görmek için, önce temel internet tarihine bakmamız gerekiyor.  2003’de 4chan, 2005’de Reddit ve 2007’de Tumblr’ın kurulmasıyla, internet altkültürü de şekillenmeye başladı. Bu sitelerde oluşmaya başlamış ve ortalama internet kullanıcılarından...

Read More

Gazete Bilkent: 07.03.2018 P sychedelic   kelimesi Türkçe’ye ” saykodelik ” olarak geçti. Bu pek de doğru olmayan geçişten dolayı çoğu ...

Gazete Bilkent: 07.03.2018 Psychedelic kelimesi Türkçe’ye ”saykodelik” olarak geçti. Bu pek de doğru olmayan geçişten dolayı çoğu insan, saykodeliğin kelime kökenini psikoz ve psikopati sanıyor, saykodelik kelimesiyle ilişkili şeylere karşı da istemsiz bir antipatiyle yaklaşıyor. Psychedelic kelimesindeki ‘psych’, Latince’de ruh, zihin anlamına gelir. LSD ve mantar gibi halüsinojen uyuşturuculara saykodelik denmesinin sebebi de kullananlara yaşattığı ”ruhani ve zihin büken yolculuk”‘tur. Psychedelic Rock da bu zihin büken yolculuğu taklit eder ve insanı kendi içine döndürür, insanın sürreal ve transandantal bir benliğe ulaşmasını sağlar. Siddhartha da, 98’de çıkan tek albümlerindeki ilk parça olan ”A Trip To Innerself” (İçselbenliğe Yolculuk) ile dinleyiciyi Psychedelic bir yolculuğa çıkaracağının sözünü veriyor: “Aslında tamamen anarşik bir müzik, ama demek istediğim bunun...

Read More

Flickr Images